Bursa’da yaşanan trajik olayda, emekli polis memuru eşi Ali Fuat Uzunoğlu’nun (77) cansız bedenini parçalara ayıran ve çöp kutularına atan Adalet Uzunoğlu (69), ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alarak suçlu bulundu. Mahkeme, olayın detaylarını dikkate alarak, sanığın cesedi parçalamasını ve olayın vahametini göz önüne alarak iyi hal indirimi uygulamadı.
Olay, 28 Ocak’ta Osmangazi ilçesinde bulunan Selamet Mahallesi İzzet Sokak’taki bir apartmanın üçüncü katında gerçekleşti. Üç çocuk annesi Uzunoğlu, eşini boğazını keserek öldürdükten sonra, cesedi 15 parçaya ayırıp çeşitli poşetlere koydu. Bu poşetleri, kendi evinin içinde ve yakın çevredeki çöp konteynerlerine attı. Olay günü, yaklaşık iki gün sonra, 30 Ocak’ta uzunca bir kayıp ihbarında bulundu. Polis, Uzunoğlu’nun ihbarı üzerine geniş çaplı araştırmalara başladı ve evde yaptığı incelemelerde, ceset parçalarının varlığına ve kan izlerine ulaşarak olayın ciddi boyutlarını ortaya çıkardı.
Polis, olay yerinde yaptığı detaylı çalışmalar sırasında, evde bulunan satır ve bıçakta ve çeşitli noktalarda biyolojik ve doku bulgularına rastladı. Ayrıca, biolojik incelemeler ve parmak izi analizleri, sanığın olayla ilişkili olduğunu ortaya koydu. Bu bulguların ardından, emniyet güçleri, zanlı ve ailesini gözaltına aldı. Mağdurun cesedinin parçalara ayrıldıktan sonra çeşitli noktalara dağıtıldığı ve olayın planlı bir şekilde gerçekleştirildiği belirlendi. Olay sonrası, Uzunoğlu, polise verdiği ifadesinde, eşini merdivenlerde baygın halde bulduğunu, kendisinin merdivenlerden düşerek öldüğünü iddia etti. Ancak, detaylı incelemeler ve deliller, bu açıklamaların gerçekliğiyle uyuşmadı.
Mahkeme, Uzunoğlu’nun tutukluluğu sırasında yaptığı itirafları ve delil incelemelerini dikkate alarak, sanığın suçunsuz olmadığını ve olayın vahametini göz önüne alarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını kararlaştırdı. Sanığın akıl sağlığının yerinde olduğu ve suç işlemede herhangi bir akıl hastalığının bulunmadığı tıbbi raporlar sonucu kesinleşti. Sanık ve ailesi, mahkeme kararıyla tutukluluklarına devam edilirken, iki oğlu ve kardeşi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu kesin ceza, aile ve toplumda büyük yankı uyandırırken, olayın psikolojik ve hukuki boyutları halen tartışılıyor.
